Ana içeriğe atla

Eğitim Sistemimiz: Bankacı Eğitim Yaklaşımı


Bankacı eğitim yaklaşımını Freire betimlemiştir. Bankacı eğitim yaklaşımında eğitimi, tasarruf yatırımına; öğrencileri, yatırım nesnelerine; öğretmenleri ise, yatırımcılara benzetmektedir. Bu yaklaşımda öğretmen iletişim kurmak yerine, tahvilleri çıkarır ve öğrencilerin sabırla aldığı, ezberlediği ve tekrarladığı yatırımları yapar. Bu tahviller sınavlarda paraya(nota) dönüştürülür.

Bankacı eğitim yaklaşımında öğretmen bilgi veren bir kaynaktır. Öğrenci pasif durumdadır, kendisine verilen bilgileri alır ve ezberler. Öğrenci araştırmaz, yorumlamaz, eleştirmez.

Freire’e göre anlatma (öğretmenin derste yaptığı eylem) , öğrencilerin anlatılan şeyi mekanik olarak ezberlemelerine yol açar. Öğrencler doldurulması gereken “bidonlar”dır. Öğretmen kapları ne kadar çok doldurursa, o kadar iyi bir öğretmendir. Kaplar ne kadar pısırıksa, doldurulmalarına izin veriyorsa, o kadar iyi öğrencidir. Dolmaya direnç gösteren öğrenciler ise “problemli” öğrencilerdir.

Bankacı eğitim öğrencileri nesneleştirir, yaratıcılığı engeller, diyalog geliştirmeye karşı direnç oluşturur, insanların tarihsel varlıklar olduğu algısını bozar. (Freire 2003, s.49)

Freire’ye göre, özgürlükçü bir eğitim çalışmasının varlık nedeni uzlaşma güdüsündedir. Eğitim çalışması öğretmen-öğrenci çelişkisini çözmekle başlamalıdır; çelişkinin kutuplarını öyle uzlaştırmalıdır ki; her iki tarafta aynı anda, öğrenciler ve öğretmenler olmalıdır.
Bu çözüm bankacı modelde bulunamaz. Tersine bankacı eğitim çelişkiyi sürdürür ve hatta bir bütün olarak ezen topluma ayna tutan şu davranış ve uygulamalar yoluyla çelişkiyi sürdürür:
a. Öğretmen öğretir ve öğrenciler ders alır.
b. Öğretmen her şeyi bilir, öğrenciler hiçbir şey bilmez.
c. Öğretmen düşünür, öğrenciler hakkında düşünülür.
d. Öğretmen konuşur, öğrenciler uslu uslu dinler.
e. Öğretmenler disipline eder, öğrenciler disipline sokulurlar.
f. Öğretmen seçer ve seçimini uygular, öğrenciler buna uyarlar.
g. Öğretmen yapar, öğrenciler öğretmenin eylemi yoluyla yapma yanılsamasındadırlar.
h. Öğretmen müfredatı seçer ve ( kendilerine danışılmayan) öğrenciler buna uyarlar.
i. Öğretmen bilginin otoritesini, kendi mesleki otoritesiyle karıştırır ve bu otoriteyi öğrencilerin özgürlüğünün karşıtı olarak öne sürer.
j) Öğretmen öğrenme sürecinin öznesidir, öğrenciler ise sadece nesnedirler.
(Freire, Ezilenlerin Pedagojisi, 2003)

Yorumlar

Bu metin için teşekkürler, üniversitedeki dersimde eğitim sistemi konusunu tartışırken kullandım.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Eğitimde Gizli (Örtük) Program: Hiçbir ders programında, yönetmeliklerde, yasalarda yazmayan resmi olmayan amaçlı değer yükleme uygulamaları

Alıntı: “Örtük program endüstri toplumunda iş ve vatandaşlık için gereken psikolojik düzeni (şartları) geliştirmek için ihtiyaç duyulan yapıyı okullarda sağlamaktadır. Sınıf içerisinde örtük program sınıfta öğrencilerin ne kadar zaman harcadıkları, sınıf ortamının öğrenci rollerini nasıl etkilediği ve öğretmenin öğrencileri aktif hale getiren öğretim yöntemlerini nasıl uyguladıkları gibi unsurları kapsamaktadır. Jackson’a göre sınıflarda verilen eğitim öğrencilere yaratıcılıktan ziyade uyumu (uysallığı) öğretmektedir. Jackson uyumun (uysallığın) öğretilmesinin resmi programa ters olmasına rağmen, okulların tüm insanları yaşama adapte edebilmede ve gerçek dünyadaki hiyerarşik güç ilişkilerine öğrencileri hazırlamada örtük programdan yararlandığını savunmaktadır. …Kendisi, sınıfta örtük programın üç temel unsurunun bulunduğunu belirtir. Bu unsurları kalabalık, övgü ve güç olarak tanımlamaktadır. Ona göre sınıftaki çalışmalar öğrenciye kalabalıkta, yani toplum içerisinde yaşamayı öğret...

Çağdaş okul

Mehmet Yapıcı Perşembe, 08 Mart 2007 Çek Eğitimbilimci Comenius “Büyük Didaktika” (1964, MEB) adlı yapıtında; 17. yüzyılda okul sisteminin alfabesini şu sözlerle ifade eder: Öğretmenlerin mümkün olabildiğince az öğretmeleri, öğrencilerin ise daha çok (kendi kendilerine) öğrenmelerini sağlayacak öğretim stillerini araştırmak ve keşfetmek. Comenius tarafından 17. yüzyılda ifade edilen durum bugün, çağdaş öğrenme kuramlarının ana hedefidir. Bu ana hedef, kimi zaman; öğrenci merkezli okul, kimi zaman yapılandırmacı okul, kimi zaman öğrenen okul, kimi zaman da öğrenmeyi öğrenme olarak dile getirilmektedir. Adı her ne olursa olsun, çağdaş eğitim sitemleri, okullu insan için, şu temaları gerçekleştirmeye çalıştıklarını ileri sürmektedirler: * İnsan değerlidir ve eğitim sisteminin merkezinde yer almalıdır, * Her insan kendi bilişsel, duyuşsal ve fiziksel kapasitesinin olanakları içinde her şeyi öğrenebilir, * Öğrenen insan, öğrendiğini yaşama aktarabilecek becerilerle donatılmalıdır, * Okul, ...
MEÇHUL ÖĞRENCİ ANITI Buraya bakın, burada bu kara mermerin altında Bir teneffüs daha yaşasaydı Tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür Devlet dersinde öldürülmüştür. Devletin ve tabiatın ortak ve yanlış sorusu şuydu: - Maveraünnehir nereye dökülür? En araka sıradan bir parmağın tek ve doğru karşılığı: - Solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbine! dir Bu ölümü de bastırmak için boynuna mekik oyalı mor Bir yazma bağlayan eski eskici baba yazmıştır: Yani ki onu oyuncakları oluğuna inandırmıştım O günden böyle asker kaputu giyip gizli bir geyik Yavrusunu emziren gece çamaşırcısı anası yazdırmıştır Ah ki oğlumun emeğini eline verdiler Arkadaşları, zakkumlarla örmüşlerdir bu şiiri: Aldırma 128! İntiharın parasız yatılı küçük zabit okullarında Her çocuğun kalbinde kendinden daha büyük bir çocuk vardır Bütün sınıf sana çocuk bayramlarında zarfsız kuşlar gönderecek. ECE ...