
Örtük programlarla ilgili kuramcıların görüşleri okulun neye yaradığını, öğrencilere ne yaptığını açıkça vurgulamaktadır. Öznellik içermemesi için bilimsel bir çalışmadan alıntılar yapmak istiyorum. Bu kuramcılardan Bowles ve Gintis 1976’da okul ve iş dünyası arasındaki ilişkileri sorgulamışlarıdır.
“Onlara göre okul ve sınıf yaşamı ile üretim sektöründeki sosyal ilişkiler arsında “yapısal bir uygunluk” vardır. Yaklaşımlarının merkezinde “iletim-correspondence” ilkesi bulunmaktadır. Bu ilkeye göre, kapitalizmin sömürüye dayalı sosyal ilişkileri bütün topluma iletilmekte ve yayılmaktadır. Kapitalist toplumda eğitim, ekonomik alanda faaliyet gösteren bir firmanın hiyerarşik yapısını yansıtır. İşyerinde patron ve yöneticiler ile işçiler arasındaki ilişki nasıl baskı ve sömürüye dayanıyorsa okullarda da öğretmen ve yöneticilerle öğrenciler arasındaki ilişki de baskı ve sömürüye dayanmaktadır. Bowes ve Gintis’e göre okullar baskıcı kapitalist toplum için gereli nitelik ve değerleri öğrencilere kazandırmaktadır. Dolayısıyla okullar kapitalist değerleri yeniden üretmekte ve dağıtmaktadır… Mevcut eğitim sistemi kapitalist toplumlarda bulunan sınıf eşitsizliğinin devam etmesini ve güçlenmesini sağlamaktadır. Okullarda verilen hizmeti öğrencilerin geldiği sosyo-ekonomik çevreye göre farklılaşmaktadır. Düşük sosyo-ekonomik çevrede bulunan okullarda öğrencilere geleceğin işçilerinden beklenen nitelikler kazandırılmaya çalışılırken, üst sosyo-ekonomik çevrede bulunan okullarda ise öğrencilere geleceğin patron ve yöneticilerinden beklenen nitelikler kazandırılmaya çalışılmaktadır.”
(Yrd. Doç. Sedat Yüksel, ÖRTÜK PROGRAM-Eğitimde Saklı Uygulamalar, 2004)
Yorumlar